Yazılı Soruları ve Cevapları,Konu Anlatımları,Kitap Özetleri,Testler

02 Nisan 2010

Sözcükte Anlam

1) GERÇEK (TEMEL) ANLAM:

Bir sözcüğün ilk ve asıl anlamına denir.Yani bir sözcüğün söylendiği anda zihnimizde uyandırdığı ilk çağrışım gerçek anlamdır.

2) YAN ANLAM:

Bir sözcüğün gerçek anlamı yanında kullanımına bağlı olarak yeni anlamdır.

3) MECAZ ANLAM:

Bir sözcüğün gerçek anlamı dışında yepyeni bir anlamda kullanılmasıdır.

* Adamın tarladaki bütün ekinleri yandı. ( gerçek)

* Partide çektiğimiz bütün resimler yanmış. ( yan)

* Bu sınavı kazanamazsan yandın (mecaz)

* Balkona astığım çamaşırlar kurumamış.(gerçek)

* Hazan mevsiminde kurumuş yapraklar gibi.(yan)

* Senin aşkın da beni kuruttu be güzelim. (mecaz)

* Caminin minaresi çok inceydi. (Gerçek)

* Duvarın sıvası için ince bir kum getirmişlerdi. (yan)

* Bana hediye alman çok ince bir davranıştı. (mecaz)

* Sarayın aydınlık bir odasından karanlık bir odasına

geçmiştik. (gerçek anlam)

* Yaşadığımız bunca karanlık günlerden sonra aydınlık

günler bizi bekliyor. (mecaz)

* Arkadaş, bu kız seninle oynuyor. (mecaz)

* Bu masanın ayağı oynuyor. (yan)

* Çocuk kumsalda oynuyor. (gerçek)

4) TERİMSEL ANLAM (TERİM):

Bilim sanat, spor, ya da çeşitli meslek dallarıyla ilgili özel kavramları karşılayan sözcüklerdir.

* Nota müziğin anahtarı gibidir.

* Rakip takım birazdan penaltı atışı yapacak.

* Marmara fay hattı tehlikeli sinyaller veriyor.

* Güreşçimiz, finalde rakibini tuşla yendi.

* Matematik öğretmenimiz tahtaya bir doğru çizmemizi

istedi.

* Şiirde aynı eklerin ya da sözcüklerin tekrarlanmasına

redif denir.

NOT 1: Bazen bir sözcük gerçekte terim değilken terim olarak kullanılabileceği gibi, gerçekte terim olan bir sözcük de terimlikten çıkabilir.

* Polis bir hücre daha ortaya çıkardı. ( terimlikten çıkma)

* Sinop burnu Türkiye’nin en kuzey noktasıdır.

(terimleşme)

NOT 2: Bir sözcük birçok dalda terim olabilir.

* Bitkiyi toprağa bağlayan kökleridir.

* Dört, kök dışına iki olarak çıkar.

* Hiçbir ek almamış sözcüğe kök denir.

5) YANSIMA SÖZCÜKLER:

Doğadaki seslerin insanlar tarafından taklit edilmesine denir.

* Bu köpek neden havlıyor?

* Bir patlama sesiyle irkilmiştik.

* Bu aylarda kediler çokça miyavlar.

* Bu sözlerim üzerine sınıfta homurtular başladı.

* Köyde sabahleyin koyunların meleyişleriyle uyandık.

6) EŞ ANLAMLI ( ANLAMDAŞ) SÖZCÜKLER:

Yazılışları farklı ancak anlamları aynı olan sözcüklere denir.

* siyah —- kara , * beyaz—– ak, * zengin—-varlıklı,

* zengin— varlıklı, * fakir—-yoksul , * rüzgar—- yel,

* üzüntü—–keder, * öykü—hikaye, * eser— yapıt,

* edebiyat— yazın, * cümle—- tümce * kelime— sözcük

7. ZIT (KARŞIT) ANLAMLI SÖZCÜKLER:

Anlam bakımından birbirinin tersi olan sözcüklerdir.

* Sana çirkin dediler düşmanı oldum güzelin.

* Ağlarım harta geldikçe gülüştüklerimiz.

* Kışın soğuğunu yaşadıkça yazın sıcağını arar oldum.

* Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık.

* Yaşlı insanları görünce gençliğimin kıymetini

anlıyorum.

NOT: Zıt anlamlılık ile olumsuzluk birbiriyle karıştırılmamalıdır.

* Tanzimat romanında iyiler hep iyi kötülerse hep kötüdür. ( zıt)

* Bugünlerde hiç iyi değilim. ( olumsuz)

8) SESTEŞ ( EŞSESLİ) SÖZCÜKLER:

Yazılışları ve okunuşları aynı ancak anlamları farklı olan sözcüklere denir.

* Yılanı gören at birden şaha kalktı.

* Mutfaktaki pislikleri çöpe at.

* Al bayrağıma sarılı cansız bedenimi al.

* Gül: “Gül.” dedi, bülbüle.

* Kalem böyle çalınmıştır yazıma

Yazım kışıma uymaz, kışım yazıma

* Kırda yaptığımız piknikte yanımıza kır saçlı bir ihtiyar

geldi.

UYARI: Bir sözcüğün mecaz ya da yan anlamıyla sesteş anlamlılık karıştırılmamalıdır.

* Bu sözler bazılarına çok dokunacak. ( mecaz anlam )

* Omzuma bir el dokundu. ( gerçek anlam )

* Bu yaz, bir mektup yaz. ( sesteş )

NOT: Sesteş sözcükler genellikle halk edebiyatında cinaslı manilerde kullanılır.

9. SOMUT VE SOYUT ANLAMLI SÖZCÜKLER:

Varlığını beş duyu beş duyu organıyla algılayabildiğimiz kavramlar somut; beş duyu organımızdan hiçbiriyle algılayamadığımız, varlığını sadece akıl ve mantık yürütme yoluyla kabul ettiğimiz kavramlar soyuttur.

* çiçek, ağaç, ses, koku, hava, göl, ev, rüzgar, ışık(somut)

* ruh, akıl, vicdan, akıl, acıma, üzüntü, aşk, inanç( soyut )

ÖZELLİK 1: Somut anlamlı bir sözcük, ek alarak soyut anlam kazanabilir.

* anne – lik , insan – lık

somut soyu yaptı somut soyut yaptı

ÖZELLİK 2 :Somut anlamlı bir sözcük kullanıldığı cümleye göre soyut anlam kazanabilir. Buna soyutlaştırma denir. Soyutlaştırma kelimeye mecaz anlam kazandırma suretiyle olur.

* Ne kadar sıcak bakıyor değil mi? ( soyutlaştırma)

* Kara haber tez duyulur. ( soyutlaştırma)

* Titreyen yapraklar, cilvedir, nazdır. ( soyutlaştırma)

* Bu adam kafasızın biridir. ( soyutlaştırma)

* Kızın gittiği bu yolu hiç iyi görmüyorum. (soyutlaştırma)

* Sanatta özgün olmak biraz da yürek ister. (soyutlaştırma)

* Nedense bugün hiç havamda değilim. ( soyutlaştırma)

ÖZELLİK 3 : Soyut anlamlı bir sözcük çoğunlukla benzetme yoluyla somut hale getirilebilir.Buna somutlaştırma denir.

* Hüzün, sonbaharda dökülen yapraktır.

* Yalnızlık , bir çiçektir.

* Sevgi, gökyüzünde kanat çırpan bir güvercindir.

* Arkadaşlık, kişiler arasında kurulan bir köprüdür.

* Bu düşünceler, zamanla çürüyecektir.

* Vişne dallarında arzularımız, alnımıza konan bir

öpücüktür.

ÖZELLİK 4 : Gözlemleyebildiğimiz eylemler somut, gözlemleyemediğimiz eylemler ise soyuttur.

* Annesi, bebeğini kucağına almış seviyordu. ( somut )

* Ferhat, Şirin’i dağları delecek kadar seviyordu.( soyut )

* Çocuk, masadaki vazoyu kırmıştı. ( somut )

* Bu sözlerinle arkadaşını çok kırdın. ( soyut )

10) NİTELİK VE NİCELİK ANLAMLI SÖZCÜKLER:

Bir şeyin nasıl olduğunu , ne gibi özellikler taşıdığını anlatan sözcüklere nitelik anlamlı sözcükler denir. Bir şeyin sayılabilen, ölçülebilen ya da azalıp çoğalabilen durumunu bildiren sözcüklere nicelik anlamlı sözcükler denir.

* Az ileride birkaç kişi seni bekliyor. ( nicel )

* Bugün oldukça kötü bir zaman geçirdim. ( nitel )

* Çok konuştuğu için arkadaşları pek sevmedi. ( nicel )

* İki damla yaş olur düşersin yüreğime gizlice ( nitel, nicel)

* Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi. (nitelik )

UYARI: Bazı sözcükler cümlede kazandığı anlama göre nicel de olabilir nitel de.

* Yaptığı işte iyi para kazanıyordu. ( nicel )

* O iyi bir insandı. ( nitel )

* Bu soğuk havada bir de senin soğuk esprilerini çekemem. ( nicel, nitel )

* Bu şehrin havası sıcak olduğu gibi insanları da sıcaktır. ( nicel, nitel)

Görüldüğü gibi nitelik anlamlı sözcükler, genellikle niteleme sıfatı ve durum zarfı görevindedir. Nicelik anlamlı sözcükler ise ölçü – miktar zarfı , belgisiz sıfat veya sayı sıfatı görevindedir.

10. GENEL VE ÖZEL ANLAMLI SÖZCÜKLER:

Karşıladıkları varlığın tamamını belirten sözcüklere genel anlamlı sözcükler denir. Tek bir varlığı karşılayan sözcüklere ise özel anlamlı sözcükler denir. Varlıkların genelden özele doğru sıralanışı : Varlık- canlı- hayvan- keçi- Ankara keçisi.

* Çocuk, geleceğin teminatı olduğundan ben çocuğumun iyi yetişmesini istiyorum. ( 2. si 1. sine göre daha özel)

* Kitap, insanın en iyi dostudur. ( genel)

* Bu kitabı arkadaşıma ödünç verdim. (özel )

* Eğitim- öğretim sadece okulda yapılmaz ( genel)

* Okulumuz, şehrin en eski binasıdır. (özel )

Yeterli Gelmedi mi? Üzülme Aşağıdaki Sayfalara da Bak :) )

Sözcükte Anlam Özellikleri

Sözcükte Anlam Ders Notları (Salih

Fiilimside Çatı

NESNESİNE GÖRE ÇATI (NESNE- YÜKLEM İLİŞKİSİ): Nesnesine göre çatı ,yüklemin nesne alıp almamasına göre değerlendirilir.

1)Geçişli ve Geçişsiz Fiiller:

Nesne alabilen fiiller geçişlidir.Pratik olarak bir fiilin geçişli olup olmadığını anlamak için fiile “neyi, kimi” sorularını yöneltiriz ,bu soruları yöneltebiliyorsak fiil geçişlidir, yöneltemiyorsak fiil geçişsizdir.Bir diğer yöntem ise şudur:Fiilin başına “onu” zamirini getirebiliyorsak fiil geçişlidir ,getiremiyorsak fiil geçişsizdir.

*Seni duyuyorum. ( “kimi duyuyorum?” ya da “onu duyuyorum”) (geçişli)

*Beni anladığını biliyorum. ( “neyi biliyorum? Ya da “onu biliyorum.) (geçişli)

*Lütfen otur. ( “neyi otur? Ya da “onu otur” ) (geçişsiz)

*Kitabı verir misin? (“neyi verir misin?” ya da “onu verir misin?” (geçişli)

*Burası ne güzel kokuyor. (“neyi kokuyor?” ya da “onu kokuyor”) (geçişsiz)

*Sonbaharda bitkiler ölür. (“neyi ölür? Ya da “onu ölür”) (geçişsiz)

*Seni çok seviyorum. (“kimi seviyorum?” ya da “onu seviyorum”) (geçişli)

*Bir bilinmezliğe doğru yürüyorum. (“neyi yürüyorum” ya da “onu yürüyorum”) (geçişsiz)

Not: Bir fiilin geçişli olabilmesi için cümlede mutlaka nesne olması şart değildir.Cümlede nesne olmasa bile cümle geçişli olabilir.Önemli olan “neyi, kimi” sorularını sorup soramadığımızdır.

*Gördüm; ama söyleyemedim.

2)Oldurgan ve Ettirgen Çatılı Fiiller:

Geçişsiz bir fiilin üzerine “-r,-t,-tır” eklerinden birinin getirilerek fiilin geçişli yapılmasına “oldurgan” çatılı fiil denir. Geçişli bir fiilin üzerine “-r,-t,

-tır” eklerinden biri getirilerek fiil yeniden geçişli yapılıyorsa o fiil “ettirgen” çatılı bir fiildir.Bu durumda eylemin geçişlilik derecesi arttırılmış olur ve bir başkasına yaptırma,ettirme anlamı katar.

*Adam öldü (geçişsiz) —————————- Adamı öldürdü. (oldurgan)

*Günler zor geçiyor.(geçişsiz) —————— Günlerini zor geçiriyor.(oldurgan)

*Bu kitapları okudum (geçişli) ——————-Bu kitapları okuttum.(ettirgen)

*Her şeyi kırdım (geçişli) ————————-Her şeyi kırdırdım (ettirgen)

*Araba durdu.(geçişsiz) ————————– Arabayı durdurdu (oldurgan)

*Yeni aldığım daireyi boyadım.(geçişli)——–Yeni aldığım daireyi boyattım (ettirgen)

*Saçları uzamış (geçişsiz) ————————Saçlarını uzatmış (oldurgan)

*Kumaşı ölçüsüne göre kestim. (geçişli)——–Kumaşı ölçüsüne göre kestirdim.(ettirgen)

*Her sabah koşarım.(geçişsiz)——————- Yıllarca bu topraklarda at koşturduk.(oldurgan)

*İşe başladım.(geçişsiz) ————————– Dersleri başlattım.(oldurgan)

ÖZNESİNE GÖRE ÇATI (ÖZNE-YÜKLEM İLİŞKİSİ): Öznenin yüklemle ilişkisi 4 grupta incelenir.

1)Etken Fiil ve Edilgen Fiiller:

Yüklem durumundaki fiilin gösterdiği işi doğrudan doğruya öznenin kendisi yapıyorsa fiil etken çatılı demektir.Yani fiilin gerçek öznesi varsa ve “l,n” çatı ekini almamışsa fiil etkendir.Bir fiil “l,n” çatı ekini almışsa ve eylemin kim tarafından yapıldığı belli değilse o fiil edilgendir. Edilgen fiillere “kim tarafından” sorusunu yönelttiğimizde cevap alamayız.

*Evi güzelce temizledi.(evi temizleyen kim? “o”, geçek öznesi var, o halde etkendir.)

b.li.ne

*Ev temizlendi. (ev kim tarafından temizlendi?cevap alamıyoruz, eylemi yapan belli değil o halde edilgen)

s.ö

*Kadın, bulaşığı yıkadı.(bulaşık kim tarafından yıkandı? “kadın” eylemi yapan belli olduğu için etken)

*Bulaşık, yıkandı. (bulaşık kim tarafından yıkandı?belli değil,cevap alamıyoruz, o halde edilgen)

*Polis, bu kişileri arıyor.(arayan kim? “polis” gerçek öznesi var eylemi yapan belli öyleyse etken)

*Bu kişiler aranıyor. (arama eylemini yapan kim? Belli değil öyleyse edilgendir)

*Masaları kenara çekti. (masaları kenara çeken kim? “adam” eylemi yapan belli öyleyse etkendir.)

*Masallar kenara çekildi.(masaları kenara çeken kim?belli değil öyleyse edilgendir)

*Sınavın iptal edileceğini söyledi.(sınavın iptal edileceğini söyleyen kim? “o” gerçek öznesi vardır,etkendir.)

*Sınavın iptal edileceği söylendi.(sınavın iptal edileceğini söyleyen kim?belli değil o halde edilgen.)

*Ilık yaz akşamlarında şarkılar söylerdik. (şarkılar söyleyen kim ? “biz” gerçek öznesi var o halde etken)

*Ayrılık gecesini hiçbir zaman unutamadım. (unutamayan kim? “ben” gerçek öznesi var o halde etken)

*En güzel şiirler gençliğin uykusuz gecelerinde yazılır. (yazma eylemini yapan kim? belli değil. edilgen)

*Çalındı umutların en güzeli benden. (edilgen)

2.Dönüşlü Fiiller:

Fiil kök ya da gövdelerine “n, l” çatı ekleri getirilerek yapılır.Dönüşlü eylemlerde özne işi bizzat kendisi yapar ve yaptığı işten de bizzat kendisi etkilenir.Edilgen fiillerle dönüşlü fiiller birbiriyle karıştırılmamalıdır. İkisi de “l,n” çatı eki alır.Ancak edilgen çatılı fiillerin gerçek öznesi yokken dönüşlü çatılı fiillerin gerçek öznesi vardır.Ayrıca dönüşlü çatılı fiillerde “kendi kendine” anlamı vardır.

* Annem geleceğimi öğrenince çocuklar gibi sevindi.

* Kocası eve gelmeyince karısı meraklanmış.

* Yüzmek için hemen soyundu.

* Çocuklar havuzda yıkandı.

* Bir Akdeniz kentinin tuz kokan sabahlarında uyanıyorum.

* Kız aynanın karşısında saatlerce süsleniyor.

* Kadın etrafa bakındı.

3. İşteş Çatılı Fiiller:

Fiil, kök ya da gövdelerine “ş, leş” çatı ekleri getirilerek yapılır.İşteş eylemler, işin birden fazla özne tarafından karşılıklı ya da birlikte yapıldığını bildirir.İşteş çatılı fiillerde özne gerçektir.

* Sen sahilde üzgün beklerken öpüşür ay ile sular. (k)

* Görünmez dallarda kuşlar ötüşür. (b)

* Kuru güz yaprakları uçuşuyor rüzgarda.( b)

* Onunla bir süre öylece bakıştık. (k)

* Sazı ellerine alan aşıklar saatlerce atıştı. (k)

* Onunla hemen her gün telefonlaşırım. (k)

* Yolcular durakta bekleşiyordu. (b)

Not: Bazı fiiller çatı eki almadan da işteşlik özelliği gösterebilir.

* Türk-Yunan ordusu Sakarya’da savaştı.

* Pehlivanlar er meydanında güreştiler.

* Onunla istemeye istemeye barıştım.

* Sonunda ona kavuştum.

Fiiller

Bir oluşu, bir durumu veya bir kılışı kip ve kişiye bağlayarak anlatan sözcüklere denir.

Pratik olarak ismi fiilden ayırmak için –me, -ma olumsuzluk ekini ya da –mak ,-mek mastar ekini kullanırız.Eğer bir kelimenin sonuna –ma ,-me olumsuzluk ekini ya da –mak ,-mek mastar ekini getirebiliyorsak o kelime fiil demektir.Getiremiyorsak o kelime isim soylu bir kelimedir.

*Geldi——— gelmedi ,gelmek

*Oturmuş—— oturmamış, oturmak

*Söylüyorum———- söylemiyorum, söylemek

Görüldüğü gibi yukarıdaki kelimelere –ma,-me ve –mak,-mek getirebilmekteyiz. Öyleyse bu kelimeler fiildir.

*Kitap——— kitapma , kitapmak

Yukarıdaki ‘kitap’ sözcüğüne ise bu ekleri getiremiyoruz.Öyleyse bu kelime isimdir.

Fiiller, anlattıkları hareketin niteliğine göre değişik özellikler gösterir.Bunları üç grupta inceleyebiliriz:

a)Kılış fiilleri

b)Durum fiilleri

c)Oluş fiilleri.

Bunları birbirinden ayırt etmek için pratik olarak şu bilgiyi kullanabiliriz.:

Eğer bir fiil geçişli ise (yani ‘neyi’, ‘kimi’ sorularını sorabiliyorsak) kılış fiilidir.

*Kırmak ,atmak , dikmek, içmek, ezmek,delmek,yolmak,dizmek….

Görüldüğü gibi yukarıdaki fiillere ‘neyi kırmak?, neyi atmak…’sorularını yöneltebiliyoruz.

Öyleyse bu fiiller geçişlidir ve geçişli olduğu için de kılış fiilidir.

Fiil, öznenin kendi iradesi dışında geçirdiği değişimi anlatıyorsa ve bir hareket bildirmiyorsa o fiil oluş fiilidir.

*Sararmak ,Yaşlanmak,Uzamak, Paslanmak,büyümek,solmak,acıkmak…

Görüldüğü gibi yukarıdaki fiiller geçişli olmadığı için kılış fiili olamaz.Bir hareket olmadığı için ve eylem öznenin kendi isteği dışında gerçekleştiği için bu fiiller oluş fiilidir.

Fiil, öznenin kendi iradesinde yani kendi isteği ile gerçekleşiyorsa ve fiil bir hareket ifade ediyorsa o fiil durum fiilidir.

*Yürümek, oturmak, gitmek, çıkmak,ağlamak…

Görüldüğü gibi yukarıdaki fiiller , bir hareket bildirmektedir ve bu hareket kişinin kendi isteğiyle gerçekleşmektedir bu yüzden yukarıdaki fiiller durum fiilleridir.

Not: Durum fiilleri de oluş fiilleri de geçişsiz fiillerdir.

FİİLDE KİP: Kipler, haber(bildirme) ve dilek (isteme) kipleri olmak üzere ikiye ayrılır.

a)Haber Kipleri: Zaman eklerinin hepsine birden haber kipleri denir.Haber kipleri şunlardır:

1)Öğrenilen(duyulan) (miş’li) Geçmiş Zaman: Fiillere –miş ,-mış, -muş,-müş ekleri getirilerek sağlanır.Bu eylemler daha çok başkasından duyulma, aktarılma anlamı taşırlar. Bazen de farkında olmadan yapılma bildirir.

*Evleri yanmış.(başkasından duyma)

*Seni sormuşlar. (başkasından duyma)

*Aaa ! çorabım kaçmış. (sonradan farkına varma)

*Mutfakta elimi kesmişim. (sonradan farkında olma)

*Bu solmuş elbiseleri giymemelisin.(sıfat fiil eki)

2)Görülen (di’li) Geçmiş Zaman: Eylemlere “dı,di,du,dü,tı,ti,tu,tü” ekleri getirilerek yapılır. Anlatan kişi harekete bizzat tanık olmuştur, eylemi görmüştür.

*Evleri yandı.

*Hep birlikte geziye gittik.

*Sınavı kazanabileceğini söyledi.

*Kalbim Ege’de kaldı.

*Beraber yürüdük bu sahillerde.

*Burada her zaman tanıdık insanlara rastlayabilirsiniz.(sıfat-fiil eki)

3)Şimdiki Zaman: Eyleme –yor eki getirilerek yapılır.Eylem ile anlatış aynı zamanda gerçekleşir.

*Ders çalışıyorum.

*Ne diyor?

*Çocuklar yine kavga ediyor.

Not: -makta,-mekte eki de fiile şimdiki zaman anlamı katar.

*Bir soğuk yatakta büzülmekteyim.

*Lütfen sessiz olun şu an ders çalışmaktayım.

4)Geniş Zaman: Eylemlere –r, -ar, -er ekleri getirilerek yapılır.

*Senden sana sığınırım.

*Her sabah yürürüm.

*Bu yolun sonu nereye çıkar?

*Hep böyle güler yüzlü müsün? (sıfat-fiil eki)

Not: Geniş zamanın olumsuzu –mez, -maz’dır. Ancak 1.tekil ve 1.çoğul çekimlerde –me ,-ma

şeklini alır.

*Gelmezsiniz ___ gelirsin *gelmem____gelirim

5)Gelecek Zaman: Eylemlere –ecek , -acak eki getirilerek yapılır.

*Sana olan aşkımı haykıracağım.

*Gelecek de bir gün gelecek.

*Mektuba yazacak sözüm kalmadı.

*Okuyacak da adam olacak.

*Açacak nerede?

b)Dilek Kipleri: Fiilin gerçekleşmesini ya da gerçekleşmemesini dilek,istek,gereklilik veya emir kavramları içerisinde veren kiplerdir.Bunlar haber kipleri gibi belirli bir zaman anlamı taşımazlar.

1)Dilek-şart kipi: Fiillerin kök ya da gövdelerine –se ,-sa eki getirilerek yapılır.Dilek- şart kipi cümleye bazen ‘şart(koşul)’ anlamı katarken bazen de ‘dilek’ anlamı katar.

*Ah şu sınavı bir kazansam!

*Sana olan duygularımı açıkça bir söyleyebilsem!

*Çalışırsan kazanırsın.

*Yaramazlık yaparsan bir daha seni getirmem.

2)İstek kipi:Fiil kök ya da gövdelerine –e, -a, -ayım, -eyim, -alım, -elim getirilerek yapılır.

*Sana duyduklarımı anlatayım

*Seninle yine görüşelim. *Bunu böyle bilesin

3)Gereklilik Kipi: Fiil kök ya da gövdelerine –meli,-malı getirilerek oluşturulur.

*Bu deneme sınavında birinci olmalıyım.

*Bu sorunun bir çözüm yolu olmalı.

*Şimdiye eve varmış olmalı. (olasılık, ihtimal)

4)Emir Kipi:Eylemin gösterdiği hareketin emir biçiminde yapılması gerektiğini ifade eder.

*Söyle yanıma gelsin.(3.tekil kişi emir eki)

*İçeri buyrunuz. (2.tekil kişi emir eki)

*Lütfen işlerinizi iyi yapınız. (2.çoğul kişi emir eki)

*Çeneni kapa. (2.tekil kişi emir eki)

*Beni beklesinler (3.çoğul kişi emir eki)

Not: Emir ekleri ile şahıs eklerini birbiri ile karıştırmamak gerekir.Şahıs ekleri hiçbir zaman fiilin üzerine direkt olarak gelmez; ancak bir kip ekinden sonra gelebilir.Emir ekleri ise fiilin üzerine direkt olarak gelir.

*Geliyorsun ,gitmelisin (şahıs eki)

*Gelsin ,gitsin (emir eki)

FİİLLERDE BİRLEŞİK ZAMAN:Fiillere kip eklerinden sonra –idi ,-imiş, -ise ekeylemlerinden biri getirilerek yapılır.Kısacası, iki kip ekinin üst üste gelmesi durumudur.

*Yüzüme bu türlü bakmayacaktın. (Gelecek zamanın hikayesi)

*Gözünden akan bir damla yağmur olsaydım.(Şart kipinin hikayesi)

*Sen de gelecekmişsin.(Gelecek zamanın rivayeti)

*Bunu daha önce yapmalıymışım. (Gereklilik kipinin rivayeti)

*Bu konuyu anlarsanız netleriniz de artar. (Geniş zamanın şartı)

*Gülüyorsam mutlu olduğumdan değildir. (Şimdiki zamanın şartı)

*Bu köyde iki genç yaşarmış.(Geniş zamanın rivayeti)

FİİLLERDE ANLAM (KİP,ZAMAN) KAYMASI: Fiil çekimlerinde kullanılan kip ve zaman ekleri her zaman kendi anlamlarında kullanılmazlar.Bu ekler birbirlerinin yerlerine de geçebilir. İşte bir zaman kipi ya da bir dilek kipi başka bir kipin yerine kullanılmışsa burada bir zaman (anlam , kip) kayması var demektir.

*Derslerime her hafta düzenli olarak çalışıyorum.

*Arkadaşlar, bundan sonra daha yoğun bir şekilde çalışıyoruz.

*Fatih, o yıllarda pek çok sefer yapar.

*Soruları sonra çözersiniz.

*Mektubu yarın alır.

*Bütün bu soruları çözeceksin.

*Eser Selçuklulardan kalma olacak.

*Sabahları, erken kalkmayı seviyorum.

*Allah’ım bize yardım et.

EK-FİİL (EK-EYLEM): Ekfiil “i” fiilidir tek başına bir anlamı yoktur.Ekfiilin iki görevi vardır:1)İsim ve isim soylu kelimelere gelerek bu kelimelerin cümlede yüklem olmasını sağlar.(O iyi bir öğrenciydi.) 2)Çekimlenmiş fiillere gelerek birleşik zamanlı fiiller yapar. (Koşuyordum)

“-imek” dört basit çekimi vardır.Basit çekimli durumlarda sadece isim soylu sözcüklerde bulunur.

1)Bilinen Geçmiş Zaman(idi): Çalışkandım (çalışkan idim) ,çalışkandın ,çalışkandı ,çalışkandık, çalışkandınız,çalışkandılar

Ekfiil sadece isme değil edata ,zamire,sıfata, tamlamalara da gelebilir.

*İşte tüm bunları yapan oydu. (o idi) (ekfiil zamire eklenmiştir)

*Bu yaptıklarım senin içindi.(için idi) (ekfiil edata eklenmiştir)

2)Öğrenilen Geçmiş Zaman (imiş): İşçiymişim (işçi imişim) ,işçiymişsin,işçiymiş,işçiymişiz, işçiymişsiniz, işçiymişler

3)Şart Kipi (ise): Öğretmensem (öğretmen isem) ,öğretmensen ,öğretmense ,öğretmensek ,öğretmenseniz, öğretmenseler

4)Geniş Zaman: Ekfiilin geniş zamanında “i” fiili bugün tamamen düşmüştür.Ekfiilin geniş zaman ekleri sadece isme gelir.Çekimi şu şekildedir:

*İyiyim ,iyisin ,iyi(dir),iyiyiz,iyisiniz,iyidirler

Ekfiilin olumsuzu “değil”dir.Ekfiili bulmak için isme “değil” ekleriz.

*Öğrenciyim ———- öğrenci değilim.

Önemli Uyarı:Ekfiilin geniş zamanına şekilce benzeyen diğer eklerle ekfiilin geniş zamanı karıştırılmamalıdır:

*Geliyorum (şahıs eki)

*Hastayım (ekfiilin geniş zamanı)

*Babam (iyelik eki)

*Babayım (ekfiilin geniş zamanı)

*Ölüm (Fiilden isim yapım eki)

*Benim kardeşim [tamlayan (ilgi) eki]

*Sen ne kadar güzelsin. (Ekfiilin geniş zamanı)

*Sen yine bana döneceksin. (şahıs eki)

YAPILARINA GÖRE FİİLLER:

Yapılarına göre fiiller üç grupta incelenir.

A) Basit Fiiller:

Hiçbir yapım eki almamış fiillerdir. Fiil köklerine gelen çekim ekleri (zaman, şahıs) fiilin anlamını değiştirmediğinden böyle fiillere de basit fiil denir.

* Durmuş bir saat de günde iki kez doğruyu gösterir.

* Güzel söz söyleyebilmek için güzel düşünmek gerekir.

* Dostluk bir şemsiyeye benzer.İnsan onları ancak kötü havalarda ister.

* İstediğim her şeyi yaptım;çünkü yapamayacağımı düşündüğüm şeyi istedim.

* Büyük adam büyük olduğunu; büyüklüğün küçüklük olduğunu bilir.

B) Türemiş (Gövde) Fiiller:

Yapım eki almış fiillerdir. Türkçede fiil türetmenin iki yolu vardır:

1) İsim kök ya da gövdelerinden fiil türetme:

* güzel-leş *sarı-ar *ışıl-da *göz-le

*az-al *ben-imse *ince-l *düz-el

*su- sa * sivri-l *yaş-a * kan-a

2) Fiilden fiil türetme:

* sev-in *çık-ar * kız-ış *bak-ış

* öl-dür * taşı-t *at-ıl *kan-dır *koş-tur

C) BİRLEŞİK FİİLLER:

En az iki sözcüğün birleşmesiyle oluşan fiillerdir.

Üç grupta incelenir:

A) Anlamca Kaynaşmış Birleşik Fiiller:

Bir isimle bir fiilin anlam yönünden birleşip kaynaş -masıyla oluşur. Bu sözcüklerden biri ya da ikisi ger -çek anlamını yitirir.Deyimlerin çoğu bu türe örnektir.

* Sen kimsin ki bana kafa tutuyorsun?

* Bu tehditlerinle gözümü korkutamazsın.

* Annemin yemekleri hoşuna gitti mi?

* Odasında kitaplarına göz atıyordu.

* Adama laf anlatmaktan dilimde tüy bitti.

* Konuşulanlara ben de kulak kabarttım.

* İş için yüzlerce kişi başvurmuştu.

B) Yardımcı Fiillerle Yapılan Birleşik Fiiller:

İsim soylu bir sözcüğün üzerine –et , -ol , -kıl , -eyle

gibi yardımcı eylemler getirilerek yapılır.

* Seven bu gönül seni asla terk etmeyecek.

* Hayat uykuyla uyanıklık arasında raks eder.

* Bu usanç duyan gözlerim bir şeyde karar kıldı.

* Seyreyleyelim mehtabı yıldızların altında.

UYARI 1: Bu türle yapılan birleşik fiilin isim kısmında bir ünlü düşmesi ya da bir ünsüz türemesi varsa birle- şik fiil bitişik yazılır.

* Akşamı seyredeyim senin bakışlarında.

* Benliğime hakim olur bir deli rüzgar.

* Bir gün yeniden bana döneceğini hissediyorum.

* Ama dönsen de seni asla affetmeyeceğim.

* Sabreden derviş muradına ermiş.

UYARI 2 : Et- , ol- yardımcı eylemleri tek başına bir anlam taşıyorsa ve önündeki isimle kaynaşmamışsa kendi görevinde kullanılmış demektir yani asıl fiildir.

* Ben ettim sen etme.

* Köyümüzde şimdi kirazlar olmuştur.

* Elindeki gömlek ancak beş milyon lira eder.

* Boş zamanlarımda kütüphanede olurum.

C) ÖZEL ( KURALLI ) BİRLEŞİK FİİLLER:

İki fiilin birleşmesi yoluyla oluşur. Tamamı bitişik yazılır. Dört grupta incelenir:

1) Yeterlilik Fiili ( fiil + ebil-) :

Cümleye gücü yetme ve olasılık anlamı katar.Fiilin üzerine ebilmek getirilerek oluşturulur.

* Okula geç kalırsam öğretmenim kızabilir. (o)

* Bu genç yaşımda ölebilirim (o)

*En güzel şiirlerimi söylemeden gidebilirim buralardan (o)

* Bir gece ansızın gelebilirim. (o)

* Sevinçten kapında bayılabilirim.

* Sınıfı geçebilirim (g.y)

UYARI: Yeterlilik fiilinin olumsuzunda bil- fiili düşer. Fiilin üzerine –ama , -eme getirilerek yapılır.

* Yapabilirim à yapamam. (yeterlilik birleşik fiilinin olumsuzu)

* yaparım à yapmam ( geniş zamanın olumsuzu)

* Görebilirsin à göremezsin (yeterlilik birleşik fiilinin olumsuzu)

* Atamam kendimi mavi denize dünya güzel. (atabilirim: yeterlilik birleşik fiilinin olumsuzu)

2. Tezlik Birleşik Fiili: (Fiil+iver-):

Cümleye tezlik çabukluk anlamı katar.

* Uzanıp tutuver elimi ne olur geri dön.

* Akşamın derin kızıllığında kayboluverdim.

* Uzanıverse gövdem taşlara boydan boya.

* Polisler kaçan hırsızı yakalayıverdi.

* Annesini görünce yanına koşuverdi.

NOT: Olumsuzluk eki –ma, -me asıl eylemden sonra gelirse önemsizlik, yardımcı fiil olan ver- den sonra gelirse olumsuz tezlik bildirir.

* Sen de o filmi görmeyiver. (önemsizlik)

* Her şeye maydanoz oluverme. (olumsuz tezlik)

3. Süreklilik Birleşik Fiili (fiil+ edur, kal, gel):

Cümleye devam etme, süreklilik anlamı katar.

* Bu hikaye yıllardır süregelir.

* Televizyonun karşısında uyuyakalmışım.

* Gidedursun turnalar, gurbet ellere.

* Listede ismimi göremeyince listeye bakakaldım.

4. Yaklaşma Fiili (fiil+ eyaz) :

Eylemin gerçekleşmesine çok az bir zaman kaldığını ifade eder.Az kalsın olacaktı anlamı verir.

* Kaldırımda yürürken düşeyazdım.

* Onu karşımda görünce korkudan öleyazdım.

Edat

Kategori: Dil ve Anlatım Konu Anlatım — Etiketler:, , , , — periyot @ 20:24

Tek başına bir anlam taşımayan , ancak kendinden önceki sözcükle birlikte kullanıldığında belirli bir anlamı olan sözcüklerdir.Edatlar çekim eki alırsa adlaşırlar. En çok kullanılan edatlar şunlardır:

Gibi:

Benzetme ilgisiyle ismi nitelerse sıfat öbeği, fiili nitelerse zarf öbeği kurar.

Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendi. (sıfat)
Dev gibi dalgalar sahile vuruyordu. (sıfat)
Yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner. (zarf)
Dolu bir kadeh gibi kırılıyorum avuçlarında.(zarf)
Sen de onun gibi düşünüyorsun (karşılaştırma)
Annem gibi dolma yapan dünyada bulamazsın (k.)
Yataktan kalktığı gibi dışarı fırladı.(hemen,o anda)
Haberi aldığı gibi yola çıktı.(hemen,o anda)
Ben ona insan gibi davrandım.( yakışır biçimde)
Birbirinizle adam gibi konuşun.( yakışır biçimde)
Saat üç gibi yanına gelirim. (dolayında)
Final maçı akşam sekiz gibi başlar ( dolayında)
Bugün yağmur yağacak gibi (tahmin)
Galatasaray bu maçı alacak gibi (tahmin)
Bir an onu sever gibi oldum (yaklaşma)
O sırada güneş çıkar gibi oldu. (yaklaşma)
İçin:

“-dik için” şeklinde neden- sonuç “-mek için” şeklinde amaç – sonuç ilişkisi kurar.

Yağmur yağdığı için pikniğe gidemedik. (n.s)
Hasta olduğum için dersi dinleyemedim. (n.s)
Kadın oğlunu görmek için şehre gitti. (a.s)
İşe girmek için ehliyet almış (a.s)

Görelik anlamında görüş bildirir:

Sen benim için dünyanın en güzel kızısın.
Bu çalışmalar onun için boş bir uğraştı.
Karşılığında, karşılık olarak:

*Bu elbise için çok para harcadım.

*Ev için size yüz bin lira veririm

Uğruna, yoluna:

* Vatan için nice şehitler verdik.

* Bu eylemi tüm insanlık için yapıyoruz.

Hakkında:

* Veliler bizim okul için ne söylüyorlar?

* Eleştirmenler, filminiz için olumlu konuşuyor.

Aitlik, özgülük:

Bu pastayı sizin için ayırdım.
Bahçeye oğlum için salıncak kurdum.
Oranla:

O şapka senin için çok büyük.
Süre bildirir:

Kitabı bir hafta için aldım.
Birkaç gün için İstanbul’a gideceğim.
İle (-la, -le ):

Birliktelik, araç ,durum ve sebep ilgisi kurar.

Köye dolmuşla gidebilirsin. (araç)
Uçakla İzmir’e gitmişti (araç)
Konsere arkadaşımla gittim. (birliktelik)
Çocuk, yolda babasıyla yürüyordu. (birliktelik)
Öfkeyle kalkan zararla oturur. (durum )
Gökyüzü, hasretle kucaklasın doğayı. (durum)
Sınav heyecanıyla kalemimi unuttum. (sebep)
Kaza korkusuyla araba kullanamıyor ( sebep)
Kadar:

Benzerlik ve karşılaştırma ilgisi kurar.

Adana, cennet kadar güzel bir yerdir. (benzerlik)
Siirt, bu yaz cehennem kadar sıcaktı. (benzerlik)
Bir peri kadar güzel bir kızdı. (benzerlik)
Sen de onun kadar çalışsaydın sınavı kazanırdın.(karşılaştırma)
Babası kadar iyi şarkı söylüyor. (karşılaştırma)
Yaklaşıklık, zaman açısından sınırlandırma, mesafe:

Bin kadar asker cepheye gidiyordu. (yaklaşık)
Pazardan iki kilo kadar pirinç almış. (yaklaşık)
Bu ev akşama kadar temizlenecek. (zamanda sınırlama)
Cumaya kadar ödevimi bitirmeliyim. (zamanda sınırlama)
Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. (zamanda sınırlama)
Eve kadar yürümem gerekiyor. (mesafe sınırı)
Mesafe sınırı:

Yapılacak dünya kadar işim var.
Avuç içi kadar bir evde yaşıyorlar.
Gibi anlamında kullanılabilir:

Bu kitabı okuyunca Muğla’yı görmüş kadar oldum.
Karşı:

Yön ve zaman ilgisi kurar. –e karşı biçiminde kullanılırsa edat olur. Yalın halde kullanılırsa ya da bir ek alırsa edat olmaktan çıkar isimleşir.

Denize karşı bir ev yaptırmış. (yön)
Duvara karşı on adım yürü. (yön)
Sabaha karşı çok şiddetli yağmur yağdı. (zaman)
Karşılık olarak , yönelik anlamı katar:

Bu sözüne karşı ben ne diyebilirim ki şimdi. (karşılık olarak)
Resme karşı ilgin ne zaman başladı?( -e yönelik)
UYARI: Yalın halde kullanılırsa ya da bir ek alırsa edat olmaktan çıkar isimleşir.İsmi belirtirse sıfat olur.

Karşı evin penceresi açık kalmış. (sıfat)
Önce karşı sahaya çıktı. (sıfat)
Karşıya geçmeden önce sağına ve soluna bak.(isim)
Göre:

Görüş, düşünce, uygun olma anlamları katar:

Bilim adamlarına göre dünya yok oluyor. (görüş)
Anneme göre bu yıl sınavı kesin kazanırmışım. (görüş)
Bulunduğun ortama konuşacaksın. ( uygun)
Zevkime göre bir elbise arıyorum. (uygun)
Karşılaştırma ilgisi kurar:

Burası eski evimize göre daha büyük.
Yaşıtlarına göre çok hızlı koşuyorsun.
Üzere:

Koşul ve amaç ilgisi kurar.

Akşama geri vermek üzere bu kitabı alabilirsin. (koşul)
Konuşmak üzere kürsüye çıktı. (amaç)
Yaklaşık olma, gibi şekilde… anlamları katar:

Hemen eve dönelim, akşam olmak üzere.
( yaklaşık)

Zil çalmak üzere. ( yaklaşık)
Her şey planlandığı üzere yapılacak. (şeklinde)
Doğru:

Yön ve zaman ilgisi kurar.

Eve doğru yürüyorum. (yön)
Akşama doğru misafir gelecek. (zaman)
İsmi nitelerse sıfat, fiili nitelerse zarf öbeği oluşturur:

Eğri oturup doğru konuşalım. (zarf)
Bu zamanda doğru insanı bulmak zordur. (sıfat)
Tahtaya bir doğru çizdi. (isim)
Sanki:

Benzetme, sitem ilgisi kurar.

Gökyüzü sanki yaramaz bir çocuk. (benzetme)
Sanki verdiğim her işi yapıyorsun. (sitem)
Sanki selam verdin de almadık. (sitem)
Diğer edatlar:

İşten sonra bize uğrayacak.
Bu işi ancak sen yaparsın.
Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek.
Sabahtan beri dışarıyı izliyor.
Bu mutlu olaya sadece yıldızlar şahittir.

Sıfatlar

İsimleri türlü yönlerden belirten niteleyen sözcüklere sıfat denir.

Sıfatlar iki gurupta incelenir

A)Niteleme Sıfatları

B)Belirtme Sıfatları:dört gurupta incelenir.

1)İşaret Sıfatları

2)Soru Sıfatları

3)Belgisiz Sıfatlar

4)Sayı Sıfatları

A)Niteleme Sıfatları: Kendinden sonra gelen ismin rengini, kokusunu,biçimini gösteren sıfatlara denir. Nasıl sorusunu sorarak buluruz.

*büyük adam, kötü iş, iyi insan, derin düşünce, akılı

N.S N.S N.S N.S N.S

çocuk, güzel yürü

Durum Zarfı

B)Belirtme Sıfatları:

1.İşaret Sıfatları :Nesneleri göstererek belirten sıfatlarlardır.

Bunlar şunlardır:bu,şu,o

*Bu araba senin mi? (Sıfat)

*Bu benim (Zamir)

*Şu adamı tanır mısın? (Sıfat)

*Şu bizim sınıfta (Zamir)

*O şehri hiç görmedim (Sıfat)

*O,yürüyerek geldi (Zamir)

2.Soru Sıfatları :İsimleri soru yönünden belirten sıfatlardır.

Hangi okula gidiyorsun?

Sınava kaç ay kaldı?

Nasıl bir dünya istersin?

3.Belgisiz (Belirsizlik) Sıfatlar:Bir nesneyi ona kesinlik

kazandırmadan belirten sıfatlardır.

*Bütün insanlar biliyor

*Başka gün görüşelim

*Bazı kimseler çalışmıyor

*Her anne fedakardır

*Kimi öğrenciler okula gelmiyor

4.Sayı Sıfatları:Bir nesnenin sayısını belirten sıfatlara denir.

Sınava üç ay kaldı

İkinci sınıfa gidiyor.

Üçer kişi çağır.

ADLAŞMIŞ SIFATLAR :Niteleme sıfatlarının önündeki isim düşerse adlaşır buna da adlaşmış sıfat denir.

Genç insanlar dinamik olur >> Gençler dinamik olur.

Tembel öğrenciler çalışmaz >>Tembeller çalışmaz.

PEKİŞTİRME SIFATLARI :Sıfat olan kelimenin ilk sesli harfine kadar olan kısım alınır.Bu kısım m,p,r,s seslerinden uygun olanı pekiştirilir.Elde edilen bu kısım sıfatın başına getirilir.

Yeşil köy Yemyeşil köy

Düz yol Dümdüz yol

Temiz oda Tertemiz oda

Kırmızı elma Kıpkırmızı elma

Eski Yazılar »

WordPress'in desteğiyle.